Sevdanın Tatili Olmaz!

Ağustos 18, 2021

Devir öyle bir devir ki gerçek olanla sahte olanı ayırmadan bir günümüz dahi geçmiyor. Hakikatte sahtenin, gerçeği örtemeyeceği şüphesizdir. Zira her toplumun, topluluğun içerisinde sahtekarlarda vardır. Öyle ki geçmişte sahtekarlık bu gibi kimselerin meslekleri iken bugün karakterleri olmuş durumdadır.

“Mış” ve “Miş” gibi yapma meziyetine sahip olan, gerçeği kumpas ve hile ile engelleyerek; gerçeğin anlamını dahi bozacak denli güçlenebilmektedir. Devir öyle bir devir ki “pazarda erik beş kuruşsa, sahtesi beş lira…”

İnsanları aldatma üzerine ihtisas yapmış olanlar, bu hileleriyle daima var olacaklarını sanırlar. Fakat asıl olan aynı zamanda asil olandır. Bu asalet ki er ya da geç tüm sahteyi yok etme gücüne erişecek olandır. Feraset ise bunu fark edebilme yeteneğine sahip olmaktır.

Bugün bu yazımızda sizlerin farkındalığına hitap ediyoruz.

Çıkar ve menfaat odaklarının inançsızlıklarını, nasıl da gizleyemediklerini ilan ediyoruz.

Gizleyemiyorlar…

İnanmıyorlar.

İnandıkları, sadece menfaatlerinin tatmini.

Dilleri ise aynı ayakları gibi birbirine dolanıyor…

Bizler; Genç Fenerbahçeliler,

Başında ve sonunda sadece Fenerbahçe diyebilenleriz. Merhum Sefa Kalya Ağabeyimizin öğretileri ile sonsuzluğa sevdamızı haykıranlarız. Sevdamızı haykırıyoruz çünkü bundan onur duyuyoruz.

Sevdamızı “tatile çıkarmak” gibi bir gaflete düşmeyi kendisine zül sayanlarız.

Türlü entrikalar ve düzenbazlıklarla Ağabey’imizden miras kalan “Genç Fenerbahçeli” olma şerefini, menfaat ve çıkarlarına alet edenlerden beriyiz.

Onlar tatile çıkarlar!

Özlerinde sevda olmayanların hali, tatil dönüşü FENERBAHÇELİ’liktir.

İdmanlar başlar…
Yokturlar!
Hazırlık maçları oynanır…
Yokturlar!
Türlü kumpaslar kurulur…
Yokturlar!
Ekonomik, Politik vb. baskılamalar tezgahlanır…
Yokturlar!

Hadi Ağabey’lerini unuttular, hadi sevdalarını da “tatile” çıkarabildiler de…
Hiç üzerine aldığı sorumluluğun ağırlığıyla; gecesini gündüz eden, temsil ettiği renklerin derdi ile dertlenmiş ve yetmemiş derdi olana da deva olmak için özünden vermiş olan adamı, Ali KOÇ başkanımızı da mı görmezler!

Görmezler…

Bunlar bir tavuğun “ben horozum!” çığırtkanlığıdır…

Daha geçtiğimiz yıl…

Şahlanmış şampiyonluğa ter dökerken, son haftaya kadar oyuncularımız için tüm yönetici ve teknik kadromuzla tek yürek; ciğerimize nefes çekerken,

Edepsizce!

Hemen her iletişim kanalını kullanarak, teri bir türlü kurumayan asil teknik ekibimizi “istifaya” çağıranların, kaos ortamını nasıl oluşturmaya ve şampiyonluğa susamış bir camianın; zerre faydasına olmayacak, nice habis planlarla yıpratmaya çalıştıklarına şahidiz…

Tek sözlü ve yazılı beyanımız “FENERBAHÇE’dir.”

Mutluluğumuz gibi hüznümüz, nefesimiz gibi çığlığımız, derdimiz gibi dermanımız sadece FENERBAHÇE’dir.

Bizler Sevdamızı “tatile çıkarmayız!”

Çünkü bizim Sevda’mız, Dava’mızdır. Davamız ise FENERBAHÇE’dir. Üç, beş, şımarık için, iki günlük dünyanın menfaatine, sözde nam, sözde şan içi, dün yamulmadık, bugün de yamulmayız…

Gelecekte mi?

Yamulmayız…

Beklemeyin!

Bilin ki yamulan olmuş, bilin ki dönekler olmuş ve bilin ki ihanet olmuş; o hiç bir zaman FENERBAHÇE olmamıştır.

Şimdi kurun yine oyununuzu…

Siz sevda nedir bilmezler!
Siz dava nedir bilmezler!

Tatile çıkardığınız inancınız ve türlü habis oyunlarınızla bu camiaya zarar veremeyeceksiniz!

7 yıl oldu…

Bir takım sadece oyuncu, teknik ve yönetim kadrosu ile var olmaz. Bunların tümü mükemmel dahi olsa ruhunu veremez!

Fenerbahçe’mizi, başarısızlıklarla anılır hale getirenler çıkar ve menfaatlerine olan düşkünlükleriyle ihanet ettiler. Bu başarısızlığın ise gerçek kaynağı ve sorumlusu bu soytarılardır.

Tribünlerden ruh çekildiğinde, başarıdan bahsedilemeyeceğini geçen 7 yılda hep birlikte gördük.

Takımının yanında olmak yerine, “tatile çıkanların” işgalinin neticesidir bu başarısızlık.

Gollerin sadece sahada atılmadığını, tribünlerdeki “kötü oyuncular” sebebiyle kendi kalemize gol atarak bu başarısızlık oluştu.

Bizler; Genç Fenerbahçeliler, tribünlerin as kadrosuyduk. Sefa Reisimizin direktörlüğünde parçalanamaz bir bütündük. Soyunma odasında da biz vardık, sahada da…

Geçmiş, ibret ve tecrübelerin adı.

Bizler ise Sefa Kalya ağabeyimizin mucizeler yaratan inancının, asıl mirasçıları olarak bu kötü gidişe bir son vermek üzere; riyasız, menfaat ve çıkar gözetmeden “sadece Fenerbahçe” demek için yeniden Ferhat Mardin ile bir araya gelenleriz.

Sefa Ağabeyimizin mirası öylesine büyüktü ki bizler menfaatten uzak durarak ruhunu miras almayı seçerken; riya ve menfaatin düşkünleri, onun alın teri döktüğü dernekleri ve itibarını bir hırsız gibi çalmaya çalıştı. Ter dökmedikleri emeğin hakkını elbette veremeyeceklerdi. Hep birlikte gördük!

7 yıllık başarıya özlemle geçen süreç, tüm Fenerbahçelilere bir şeylerin ruhunun da incitildiğini gösterdi…

Yeniden ve daima Fenerbahçe demek için…

Söz veriyoruz!

sadece FENERBAHÇE demeye!

Bu hakikat çok iyi biline…

Fenerbahçe Tribünlerinin Lideri Ferhat Mardin’dir. Tribünlerin ölümsüz reisi Sefa Kalya’dır. Bu renklerin ruhu ise GENÇ FENERBAHÇELİLER’dir.

Dün Fenerbahçe’nin, Bugün Fenerbahçe’nindir.

GENÇ FENERBAHÇELİLER
18.08.2021 | KAMUOYU DUYURUSU

ve yine kahpelik

Ekim 19, 2020

evvelden şimdiye dik duranların,
şeref ve haysiyetini peşkeş çekmeyenlerin,
yolu düz, aklı berrak, namusu ak, merhameti bol, adaleti kesin,
nice gönlüne sevdalar kuşanmışların azığı; pespayelerce atılan iftiralar,
türlü türlü düzenbazlıklar ve pek tabi namussuzluklar…

bir ağıt gibi değil bir aşk ile tutulmuşların yoluna;
taş koyan hadsizler…
unutmayın ki güneşe kara çalınmaz…

iftira ve kahpelik damarınızda ki kan!
biz iyi biliriz sizler gibi yezidleri…
renkleri ile tutuşmuşların,
sevdasına kara çalmaya cüret eden hayasızlar…
unutmayın!

sakın haa…
ettiklerinizi unutmayın!

aydınlığı karanlıkla boğamazsınız.
adalete itibar eden, keskinliğine hürmet eden bizler;
devletli her erke yumuşak başlıyızdır,
dost bilir de düşman pek iyi belliye,
hürmetimizden ve pek tabi sevgimizden…
ve fakat uysal koyun değiliz…
düşman pek bilir de dost iyi belliye.

adalet edecekse tecelli,
hesap vermekten korkar da değiliz.
biliniz…

biliniz ve unutmayınız!

onurlu davaların vakur orduları vardır.
adı, sanı ve şanı belli asilleri vardır.
kalem, hiç bir zaman düşmez ki yere;
baş tacı eden nice dost, bakın yine çıktı bugüne…

sakın haa…
ettiklerinizi unutmayın!

iftira ve kahpeliklerinizin bini bir,
ya namusu olmayanın peydahının adı nedir?
pek tabi iblis…
kusuldunuz bu dünyaya,
babası belli olmayan kanınızla…

sakın haa…
ettiklerinizi unutmayınız!

sadece onurlu davaların, onurlu tarihi olur.
kahpelik edenler er ya da geç bulunur.
hesap, kitap elbette mahşerde…
bize burada yola devam, yola revan…

bilinsin ki hakikat ve şahit olsun ki gelecek,
bizler, baş dediğimize başımızı hiç edenleriz…

adalet denince besmele çeken…
iftiraya la havle diyen…
zulme ise sabır çekenleriz…

kendine Genç Fenerbahçeli diyebilen şerefli neferler,
sakın haa…
olmaz bizim feryadımız…

geçmişte, şimdi ve gelecekte…
Reis’imize yapılanlar nasihatimizdir.
ve pek tabi yüreğimize küpe...
haklı davamızın nişanıdır başa gelenler.
bizileri doğrunun izinde, hakikate eriştiren yorgunluğumuzdur,
kederli gece…

kolay mı olacak sanmıştık!
asla…

Ferhat!
demek…
güçlüğü yenmek demekti.
unutma!

ve yine tarih, o dik duranları yazacak!

19.10.2020 | PAZARTESİ
GENÇ FENERBAHÇELİLER

Yürekle Sıkılan Yumruklara

Aralık 21, 2021

Kardeşlerim…

Onurunu dünyanın pahasına ziyan etmeyen asil dostlarım!

İki rengin, sarı ve lacivertin ve dahi gündüzün ve gecenin ordusu…

Gelecek güzel günlerin düşleri ile umudu yüreğimde ve geçmiş en güzel günlerimin eserinin paydaşları, arkadaşları…

Mahpusluk hakikate dokunmaz!

Bilenler bilir elbet ve bilmeyenler de bilsin ki karanlık aydınlığın rahmidir.

Bu günlerim bir annenin gebeliği, ha doğdu doğacak aydınlığın sancısı…

Tutsak kalmış bir kalemin teri ile selam, sevgi ve muhabbetlerimle; özlem ve hürmetlerimle…

Hiç kısılmayan seslere…
Yürekle sıkılan yumruklara…

Mekâna sığmayan kavga, tarihle dağlanan dava; Fenerbahçe!

Kanserli bir serçenin yavaş yavaş tükenişi gibi tükenecektir menfaatin düşkünleri ve Kanarya’nın heyecanı saracaktır sokakları; biteviye, hiç tükenmeden!

Yalnızca Allah’ın huzurunda ürkek ve titrek yürekler, hiç bir kula boyun eğmeyen bedenler, sesleri tarihten çağımıza ve yumrukları şimdiden geleceğe…

Genç Fenerbahçeli olmak bir kalabalığa sevdalanmak değildir!

Yalnız kalsa da izzet, şeref ve haysiyet azığı ile daima yürüyebilmektir geleceğe. Kuşatmaktır karanlığı aydınlıkla ve söylemektir doğruyu en hakiki anında…

Sıhhatli ve afiyetteyim.
Sizlerin beni merak ettiği kadar bende sizleri merak içindeyim.
Zor günlerden geçtiğimiz bu günlerde hepinizin sıkılmış yumruklar gibi, kenetlenmiş eller gibi ve saf tutmuş kıyamlar gibi bir arada olmanızı temenni ederim.

Ülkemizin, geleceğin refahı adına bugünlerde fırtınalar, kasırgalar ve tufanlarla mücadele ettiğinin farkında ve bilincindeyim.

Zor günler aşılmak içindir. Kolayda muzafferlik şımarıkların işidir. Ekonomik zorluklar ile mücadele etmek zorunda kalanlar ile ne yapmanız gerektiğini çok iyi bilirsiniz. Açken dahi ekmeğini mazluma bölen kardeşlerim, bu zor günlerde etrafınıza daha bir özenle bakın. Yoklukla, sefaletle, gariplikle uyumasın çocuklar.

Unutmayın ki mazlumun ne milleti, ne dini, ne partisi ne de takımı hasılı hizbi yoktur!

Yoklukta olanın yanında var olun. Hiç olmadı duasına, duada olun.

Merakta kalmayın!
Gündüzleri yine bildiğimiz türküleri söyleyecek ve Geceleri yine karanlığa kabus olacağız.
Ben sizinle birlikte sabrediyorum!
Sabrınızla…

Allah yar ve yardımcınız olsun…

Ferhat MARDİN
Silivri Cezaevi